TDOF CLAN FORUMU

TDOF CLAN JKA
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Anzati'nin Konuğu Yazar: RevaN

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
§hadeR
Forum Member
Forum Member


Klan : asylum
Mesaj Sayısı : 34

MesajKonu: Anzati'nin Konuğu Yazar: RevaN   Perş. Tem. 23, 2009 9:52 am

Anzat adlı bilinmez gezegende görülmemiş bir yoğunluk hakimdi.Doğrusu sadece kasvetli bir şatoda… ALCARİN KRYZAK isimli öldügü sanılan anzati galaksinin öbür ucundan bazı konuklar çağırmıştı…Doğrusu bu gezegeni bulmak konukları için hiç de kolay olmamıştı…Yerini bilen çok azdı bu gezegenin. Alcarin “Neredeyse burda olurlar,çabuk olun” diye seslendi.Bu arada Usta Peregrinus ve ekibi Anzat’a doğru yola çıkmıştı.Bu gizemli gezegene ilk inen gemi Usta Peregrinus ve ekibinin gemisi oldu.Gemiden ilk inen Jaden adlı youngling oldu .Burdan hoşlanmamıştı.Ama onu bu gezegene çeken birşey ya da birileri vardı…Hemen ardından dostu REVENGER gezegene ayak bastı…Onların ardından Feanor adlı Padawan indi ve…”Dikkatli olun buraları younglingler için güvenli değil dedi”Ardından hepsini susturan bir ses duyuldu “Evet benim genç padawanım senin içinde oldukça tehlikeli bir bölge burası”diye sözünü kesti Usta Peregrinus… Geminin içinde 3 sith ustası sessiz ama derin bir tartışmanın içindeydiler…”Haklısınız”dedi hepsinden iri olan,”Karanlık Taraf burda çok yoğun”…Konuşan usta Squee’ydi ...”Bunun nedenini öğrenmeliyiz”diye devam etti Misugi adlı sith ustası,”Evet ama jedilerin bilgisi olmamalı”bu kez konuşan usta aegnor’du…”Siz ne konuşuyorsunuz bakalım genç sithler” dedi köşede duvara yaslanmış sakallı ve siyah ve kırmızı kristalli bir kıyafet giyen Dark Jedi ustası “Jedi ve Dark Jedilerin bilmemesi gereken meseleler”diye devam etti beklenmedik şekilde aegnor…”Hımm öyle olsun ama bu gezegende karanlık taraftan fazlası var ,kayda değer bir davet ve gezi olacak dikkatli olun” diye bitirdi, Usta Sentinel…”Evet usta nerden başlıyoruz”genç ve sabırsız Sith savaşcısı Ani…”Geç otur Ani” dedi Misugi sert bir sesle..”Bırak ustaların incelesin gezegeni”…Ani kırgın bir şekilde gemiye döndü..Bu arada Usta Peregrinus’un yanına epey başarıya imza atmış Jedi ustası Soul geldi..Peregrinus “Geldiğimizden beri hiç konuşmuyorsun Soul canını sıkan nedir”…Soul Sakin ama üzgün bir şekilde devam etti…”Bilmiyorum bu duyguyu daha once yaşamamıştım sadece Mimesis’in gidişinde buna benzer şeyler yaşamıştım burda kaderimizi değiştirecek birşeyler var . Usta Soul Usta Peregrinus’la Konuşmaya devam ederken bölgeye bir gemi daha indi…Bu Grey Jedi ustası Cloud ve Padawan’ının gemisiydi…

Usta Peregrinus ve ekibinin yanından hızlı adımlarla geçtiler..Cloud geçerken Jaden’e sertçe baktı…Jaden’dan da aynı sertlikte bir bakış gelince yoluna devam ettiler..Daha sonra ekibin yanına 2 gemi daha indi, gemiler tek kişilikti…İçlerinden galaksinin her yerinde belli bir ün yapmış 2 kişi indi…Jedi Ustası rainarc ve muhtemelen galaksinin yarısını yerle bir etmiş,kelle avcısı Kesh indi..Rainarc usta Peregrinus ve ekibine doğru yaklaştı…Nazikçe selam verdikten sonra konuşmaya başladı..”Burayı bulmak bir günümü aldı Usta Peregrinus siz nasıl bu kadar çabuk gelebildiniz”…Usta Peregrinus sessizce dinledikten sonra şöyle cevap verdi,”Galaksideki düzenin seni nereye sürükleyeceğini bilmezsin daha once buralarda bulundum ama fazla tavsiye etmem,doğrusu younglinge gelen teklif merak uyandırıcıydı ve işte burdayız,Jaden fazla uzaklaşmayın!” diye seslendi ilerdeki younglinglere,rainarc “Pekala şato fazla uzakta değil geçmemiz gereken bir orman dışında....,Güç Bizimle olsun” diye bitirdi konuşmayı bitirdi rainarc…”Usta kelle avcısı ve Grey jediler şatoya vardı bile…”diye araya girdi sabırsız Ani, Usta Peregrinus “Davet 13 kişilik Ani sen gemide kal”dedi,Ani kırgın bir şekilde,”Peki usta” dedi,Usta Peregrinus “Usta Sentinel eşlik eder misiniz?”dedi kadim dostuna,”Tabi ki Usta Peregrinus,hava kararmak üzere çabuk olalım,”dedi Usta Sentinel…İlerdeki 2 youngling Jaden ve REVENGER hararetli birşeyi tartışıyordu “Nasıl göremezsin şuna bak sanki izleniyoruz şu kırmızı gözlere bak”dedi REVENGER “Ah hadi REV,lütfen bizi izleyen kimse yok…Sonra ikiside ustaların seslenmesi üzerine onların yanına döndüler…İlginç bir şekilde ustaları da izlendikleri hissine kapılmıştı ama youngling ve padawanları korkutmamak adına seslerini çıkarmadılar..Sonunda Şato tüm kasveti,haşmeti göründü…İlk kez görenleri kesinlikle korkutacak bir atmosfere sahipti…Altından akan volkan eşliğinde ziyaretçilere doğru bir köprü indi.Grey Jediler ve Kelle Avcısı da bekletilmişti ,diğer konukların gelmesine dek,sonunda o kasvetli yere adım attı 13 davetli,Şato’nun içinde Jaden’in uzun saçlarını savuracak bir rüzgar esti,aynı anda kulağına adeta bir fısıltı geldi,”Cenazenize Hoşgeldiniz” Jaden şaşkın bir şekilde “Sesi duydunuz mu?dedi..herkes Jaden’e garip garip bakmaya başlayınca “Neyse unutun gitsin “diye boşvermişçesine bir cevap verdi…Girişte onlar karşılayan adam “Hoşgeldiniz Dostlarım,beni kırmadığınız için çok teşekkür ederim hepinize,Urga karşıla onları!” dedi yanındaki iri yardımcısına ,sonra devam etti “Bu gece burda galakside geçirdiğiniz maceralarınızı dinleyecek,belkide korkularınızın kökenine ineceğiz” ,bunu söylerken Jaden’e doğru bakıyordu…”Lütfen masaya buyrun geç oldu”dedi sakince Alcarin Kryzak…Konukları masaya yaklaşınca inanamadılar,doğrusu kimse inanamazdı,her türden içki,her gezegenden yiyecek onları bekliyordu…Çoğu beklemeden oturdu…Jaden ise yemek derdinde değildi aç olmasına karşın bu şatoda geçmişiyle ilgili birşeyler bulacağını hissediyordu…Ve şatoyu gezmeye başladı tek başına…Alt katlardan gelen gülüşmelere aldırmadan üst katlara çıkmaya devam etti.

Alcarin Kryzak’ın eski dostlarıyla ilgili resimleri,ve çeşitli silahları göze çarpıyordu hepsinden çok özel bir camekanda bulunan sith lanvaroku ilgisini çekti…Hiç olmayacak kadar yeni duruyordu bu ok…”Ah siz demek burdasınız siz ve şu grey jedi ustası hiç birşey yemediniz” dedi bir anda arkasında beliren Alcarin Kryzak..Jaden onu nasıl sezemediğini anlayamamıştı ama sakin kalmaya çalışarak devam etti “Sağolun ama tokum…” Yalan söylemişti açlıktan ölüyordu … Ama hoşlanmadığı birinin yemek davetini kabul edecek kadar kör değildi…”Arkadaşlarınız ‘yoğun’ uykuya daldı şimdiden” dedi sinsice Alcarin..Jaden sakinliğini korumaya çalışarak “Lanvaroku en az 3000 yıllık nasıl buldunuz?” diye sordu Alcarin’e “Hımm sahibinden aldım diyelim neyse yoğun bir gece oldu iyi geceler dikkatli olun bu arada şatoda dolaşırken” Jaden arkasına döndüğünde kimse yoktu,kim bu kadar hızlı olabilirdi, vakitler gece yarısına yaklaşıyordu..Jaden üst katlardan birinde Cloud’a rastlamıştı,Jaden daha once yaşanan olaylar için üzgün olduğunu belirtse de Cloud’un dinlemeye niyeti yoktu…O sırada yine beklenmedik bir şekilde arkalarında kelle avcısı Kesh belirdi…”Burda ne işin var kelle avcısı ?” dedi Jaden beklenmedik bir öfkeyle “Aşağıda bazı sorunlarımız var,yardımınız dokunabilir”diye devam etti kesh soluk soluğa,Kesh’in arkasında Alcarin Kryzak belirdi..”Hiç sanmıyorum kelle avcısı”dedi sakin ama sinsi bir şekilde,Kesh’i tuttuğu gibi duvara fırlattı..Duvar göçmüştü Kesh ise yerde baygın bir şekilde yatıyordu…Alcarin’in ardından beliren Usta Soul’du “Jaden çabuk aşağıda sorunlarımız var “ dedi Kesh gibi soluk soluğa bu arada Alcarin, Cloud’un arkasına geçmişti…”Sana 2 düşmanını birden öldürme fırsatı veriyorum,ne bekliyorsun savaşçı sana rakip bile olamazlar”…diye fısıldadı kulağına,Cloud’un “Haklısın” diye karşılık verdi beyaz saberini açarken Usta Soul’a Jaden ‘e bakarak “Alcarin’in peşinden git ben Cloud’u alırım” Jaden itiraz edince “Burda onun rakibi olabilecek sadece ben varım koş hadi!!!”Jaden’in koşmaya başladığı sırada Usta Soul yeşil saberini açmıştı..Bu arada aşağıda Alcarin’in yardımcısı Urga davetlilere saldırıyordu…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
§hadeR
Forum Member
Forum Member


Klan : asylum
Mesaj Sayısı : 34

MesajKonu: Geri: Anzati'nin Konuğu Yazar: RevaN   Perş. Tem. 23, 2009 9:53 am

Önce Cloud padawan’ı Elessar ‘ı tuttuğu gibi jedi ustası rainarc’ın üstüne fırlattı…Kavga yeni başlamasına karşın 2 savaşçı devre dışı kalmıştı daha sonra sırtından Wawe Hammer adlı silahını aldı yere sertçe vurdu büyük bir toz dumanının ardında jedi ve sith ustaları duvara kapaklandılar,biri dışında ,Usta Squee çift taraflı saberini çoktan aktivite etmişti.önce Urga’nın ayaklarına doğru saldırdı…Ayakları kesilince yere düşen Urga’nın yüzüne doğru onurlu bir şekilde saberi sapladı fakat bu da yetmemişti sith ustasına sonunda Force Crush yardımıyla Urga’yı parçalara ayırdı…Ekip merdivenlere doğru yönelmişti…Ama Usta Peregrinus REVENGER ve Feanor’un yaralıların yanında kalmasına karar vermişti…İkiside istemesede aşağıda kalmak zorunda kaldılar…Bu arada yukarıda Cloud,Soul karşılaşması inanılmaz derecede çekişmeli gidiyordu saberler çarpışıyor,ışınlar çıkıyor ama değişen olmuyordu…Usta Soul “Karşıya karşıyayız ha Cloud “dedi yorulmuşçasına aslında yorulacak bir aktivitede bulunmamıştı ama saat 12 ye yaklaştıkça soğuk terler dökmeye başlıyordu Cloud “Seni zamanında öldürmediğim için pişmanım”dedi ve gayet dinç bir şekilde saldırıya geçti. Usta Soul’un başına gelen olay aşağıdaki jedi ve sith ve dark jedi’nın başına da geliyordu gayet dinç olmalarına rağmen inanılmaz yorulmuşlardı …Bir anda Alcarin’in deneyleri sonucu oluşan yaratıklar etraflarını sardı Usta Peregrinus “Güce güvenmekten başka çaremiz yok” desede rakipleri ile eşit olmadıklarını biliyorlardı bir çember oluşturdular ve her savaşçı bir diğerinin sırtını kollamaya başladı.Bu arada Jaden sonunda çatı katına ulaşmıştı “İşte seni yakaladım Anzati!!! “ diye bağırdı Alcarin ise sakinliğini koruyarak “ Ah KoRR ailesinin son ferdinin çorbasının tadına bakmak zevkli olacak umarım annen ve babanınki kadar lezzetlidir,HAHAHAHAH!!!”Alcarin sözünü bitirdiğinde Jaden çoktan saldırıya geçmişti.Tüm öfkesiyle,nefretiyle saldırmasına rağmen Alcarin’in de güç kullanıcısı olduğunu anlaması uzun sürmemişti…Nitekim Alcarin Force Grip yardımıyla Jaden’i tuttuğu gibi duvara fırlattı,duvar kırılmıştı Jaden zorlukla ayağa kalktı bu kez Force Push yardımıyla ittirdi Jaden yine duvara çarptı bu duvar da göçmüştü,Jaden ne olduğunu anlamadan Alcarin yanında bitiverdi.Bu kez Force Lighting’le etkisiz hale getirdi…”Benim zavallı çocuğum görüyorsun ki senden kat kat güçlüyüm “ dedi Alcarin…Jaden zorlukla ayağa kalktı…Alcarin ,Jaden den önce onun saberini alıp yukarı fırlattı sonrasında ise Jaden’i çatıya fırlattı dışarda ise asit yağmuru yağmaktaydı…Jaden buna daha fazla dayanamazdı…Alcarin boynunu tuttu “Ah onları buraya çektiğin için sana minnettar olmam gerek ,senin sayende bir ziyafet çekeceğim asit bana zarar vermez pelerinim sayesinde ayrıca panzehir bende bunları sana niye söylüyorsam birazdan yemeğim olacaksın”Alcarin sözünü bitirdiğinde saberini çıkardı,Jaden de şaşırmıştı,”Unutmadan özel bir işaretleme” dedi ve saberi omzuna soktu Jaden’in .Sesi tüm şatoda yankılandı “Şimdi nerde kalmıştık” diye devam etti…”Diyeceğim pek birşey kalmadı şey dışında ELVEDA!!!”diye bitirdi Jaden “Hi-ç san-mı-yorum” dedi zorlukla saber’ini kendine doğru güç yardımıyla çekti Alcarin burnundan solungaçlarını çıkarırken…Saber Anzati’nin gövdesini delip geçti diz çökmüş halde kaldı Jaden saberini eline almıştı…

Saat 12 ye vurmuştu bu arada tüm jedi ,dark jedi,,sithler bir anda yere yığıldı…Bu arada Usta Soul’unda dayanacak gücü kalmamıştı…Cloud “Elveda Soul”diye bağırarak saberini Soul’a yöneltti…Bu arada çatı katında…”Hahaha görüyor musun onlara gücün bile halledemeyeceği bir zehir verdim bu onları güçsüzleştirecek panzehiri ise benim bedenimde yani ölürsem onlar düzelir seçimini yap youngling!!!”diye bağırdı Jaden’e …Doğrusu Jaden’in da fazla seçeneği yoktu,ama eğer Alcarin’I öldürürse sonsuza dek karanlık tarafta çürüyeceğini biliyordu…Ama fazla beklemeden Solari renkli saberiyle Anzati’nin kellesini uçurdu…O sırada hem Cloud hem de Alcarin’in diğer yaratıkları yere yığıldı ,doğrusu Jaden’inde dayanacak gücü kalmamıştı…Tavanın bir anda göçmesiyle aşağı düştü gözleri yanıyordu yakındaki camdan baktığında onların kıpkırmızı olduğunu gördü…Cloud uyanmıştı bu arada Usta Soul “İyi misin Dostum?” dedi Cloud’a bakarak Cloud sadece başını salladı…Aşağıda ise Usta Squee yaratıklar tarafından zehirlenmişti…Diğerlerinin durumu iyiydi.. Bu sırada yukarıdaki Jaden’in yanına Usta Soul ve Cloud geldi… Kendi aralarında Jaden’in durumunun hiç iyi olmadığını konuşuyorlardı …Bu sırada Usta Peregrinus comlink yardımıyla usta Soul’la bağlantı kurdu “Soul sakın aşağı gelmeyin burda bir kaç bin anzati kapıyı zorluy…” O anda comlink bağlantısı kesildi Soul,Cloud ve Jaden birbirlerine baktılar,anlaşılan savaş henüz bitmemişti…

Anzati'nin Konuğu 2 , Galaksinin Bilmediği Cehennem

“Üst katlara çabuk!!!”bu Usta Sentinel’in sesiydi…Az önce zorlukla tuttukları kapı kırılmış,yüzlerce anzati içeri girmişti,hemen yaralanmış dostlarını yanlarına almışlar üst katlara doğru yola çıkmışlardı.Zorlukla bir kaç engeli aştıktan sonra onları bir kaç saat tutacak bir kapının ardına gizlenmişlerdi…Kapı değerli bir madenden yapılmıştı buna rağmen anzatiler amansızca saldırıyorlardı. Herşeyin güvenli olmasının anlaşılmasının ardından Usta Peregrinus comlink’ini çıkardı

Peregrinus: -Ani’ye ulaşabilirsem bu cehennemden çıkış için bir şansımız olabilir…,Ani beni duyuyor musun ben Usta Peregrinus Ani! Ani:-U-sta b-ben…durum….k-ötü…
Konuşma bir anda çığlıklarla kesildi.Usta Peregrinus hüzünlü bir ifadeyle,diğerlerine döndü,Usta Sentinel, gücün de yardımıyla dostunun iyi haberler vermemek için döndüğünü anlamıştı …
Sentinel:Umarım Ani iyidir,peki şimdi ne yapacağız?
Usta Sentinel konuşmasını bitirdiğinde bu kez Usta Misugi söz aldı…
Misugi:Bakın usta burda ne buldum gezegenler arası bir iletişim cihazı,bunun yardımı dokunabilir…
Peregrinus:Hımmmm…Güzel, bir bakalım…
Usta Peregrinus ve diğerlerinin tüm çabalarına rağmen iletişim cihazı çalışmamıştı,işte tam umutların tükendiği o sırada ,Usta Aegnor’da sesi tüm sessizliği bozmuştu…
Aegnor:-Duydunuz mu biri iletişim kurdu…
Bu iyi haber herkesi sevindirmeye yetmişti,uzaklardan ama tanıdık bir sesti bu Lord Kahn’in adını duymak tüm sithleri neşelendirmeye yetmişti…
Kahn:Usta Peregrinus,Ani az önce bizimle iletişim kurdu,durumunuz nedir?
Peregrinus:İyi sayılırız Lord Kahn bu kapı anzatileri tutana dek,3 yaralımız var,ayrıca kalenin içerisinde 3 savaşçı ve bir kelle avcısı var,onlarla da iletişimimiz yok maalesef …Gelebilecek her türlü yardıma hazırız,lütfen acele edin…
Kahn:Kaledeki davetlilerin tüm tanıdıklarına haber verildi yola çıkıyoruz ,kendinizi koruyun o yırtıcı yaratıklardan Usta Pere…
Bağlantı kesilmişti.Lord Kahn böyle bir görevi riske atamazdı,onun için,yani 14 kişi için bir ordu feda edilemezdi elbette,o 14 kişi galaksinin tamamında tanınan,sevilen kişiler olsa da…

Lord Kahn sadece Lord Shadow’a yani eski padawanına haber vermişti görev için ama youngling arkadaşlarının orda olduğunu duyan , Raziel ve Shader da ekibe dahil oldular…Lord Shadow’un çırak adaylarından Unknown unda gelmesini istedi nitekim bir padawan için bundan daha iyi bir test olamazdı,Kratos adlı genç savaşçı da onlara katıldı,Zaqual adlı savaşçı uzun zamandır aralarında değildi ama o da katılmak istedi,Lord Kahn kimseyi kırmak istemedi ne de olsa gemisi Thunder’de bol bol yer vardı,Diğer taraftan Grey Jedi ve padawanı için de gelen yardım çağrısı da iletilmişti Lord Kahn tarafından,onlar böyle bir görev için Usta Carpediem adlı tecrübeli jedi ustasını göndermekte sakınca görmediler,İbil adlı jedi ustasının bir şekilde Anzattaki bu durumdan haberi olmuştu ve oraya doğru yola çıktı…Ve belkide en çok gençlerin hatırladığı unutulmamış bir savaşçı…

Gezegene ilk inen gemi Thunder oldu ilk karşılaştıkları ise bir gemi enkazı oldu…Lord Kahn canlı olup olmadığını control etmek için ilerlerken Ani zorlukla yürüyerek onlara doğru geldi,önce bir ağaca dayandı,sonra Lord Kahn’ın önünde yere yığıldı,Lord Kahn Zaqual ve Shader’e Ani ile gemide kalmasını,ama her türlü tehlikeye karşı hazırlıklı olmalarını istedi…
Kahn:-Şimdi herkes beni dinlesin,gruplar oluşturacağız,bu şekilde ormanı araştıracağız,şato’da görüşürüz,güç hepimizle olsun...Ben tek başıma..
Lord Shadow bir anda araya girdi…
Shadow:-Lordum yani usta ben sizin tek başınıza…
Cümlesini bitiremeden Lord Kahn konuştu..
Kahn:- Uzatmanın anlamı yok Shadow,sen yanına padawan adayını al,Kratos ve Raziel siz beraber gideceksiniz…
Herkes onayladığını konuşmak yerine işaretleriyle belli etti,bu sırada 2 gemi daha gezegene indi…Gemilerden inenler 2 jedi ustası İbil ve Carpediem oldu…Lord Kahn’ın ekibine selam vermeden ormana doğru adım attılar…

Ormanda derin bir sessizlik hakimdi,2 tecrübeli jedi sessizliği bozmadan şato’ya doğru yol almaya devam ettiler…Onları izleyen kızıl gözler daha fazla sabredememiş olacak ki aniden etraflarını sardılar,doğrusu gezegen hiç olmadığı kadar yabancı kaynıyordu,ne kadar çok yabancı o kadar çok “çorba demekti…Anzatiler bunu gözardı etmiyorlardı…Carpediem adlı jedi beklemeden sarı renkli saberini açtı yanındaki jedi ustasından da aynı türden bir tepki geldi ama onun saberi beyaz renkliydi…Bir kaç dakika içerisinde 2 tecrübeli jedi harap olmuş dallar ve dallara takılmış şanssız birkaç anzati bırakarak ormandan ayrıldılar…

Lord Kahn ise tek başına çıktığı yolda benzer olaylar yaşamıştı…Etrafını saran 20 ye yakın anzati ye yolundan çekilmelerini emretmişti…Onlar cevabı Lord Kahn’ın etrafını sararak vermişti…Lord Kahn mükemmel bir spinle hepsini indirdiğinde sesi ormanda yankılandı…

Kahn:-Uyarılmıştınız aptallar!!!
Kratos ve Raziel,Kratos’un mükemmel tekniği ve Raziel’in staff kullanmadaki yeteneği ile pek çok anzati’yi devirdikten sonra kaleye doğru olan yollarına devam ettiler…
Lord Shadow ve Unknown bir yandan anzati avlıyor bir yandan da konuşuyorlardı…
Shadow:-Arkana dikkat et minion!!!
Bir anda Unknown ortadan kayboldu…Lord Shadow bunun bir anzati numarası olduğunu ve Unknown’u kaybettiğini sanarak büyük bir öfkeyle anzatilere saldırdı bir kaç dakika içinde ayakta kalan tek kişi Lord Shadow’du…Tam o sırada Unknown arkasında belirdi…
Shadow:-Güç adına sen nesin böyle minion?
Unknown:-Bir Dark Templar efendim bir Dark Templar…
Konuşmalarla birlikte şatonun yeri gözükmüştü,2 ekip de hemen hemen aynı zamanlarda varmışlardı…Şato’nun üst katlarında ise 3 güç kullancısı ve 1 kelle avcısı ölümün soğuk nefesini almış olacaklardı ki yoğun bir tartışmanın içindeydiler…İlk konuşan kelle avcısı oldu…
Kesh:Burda Jedi ve Sithlerle ölmek istemiyorum!!!
Jaden kelle avcısının ağzını eliyle kapadı..Fısıltıdan farksız bir sesle konuşmaya başladı…
Jaden:Kes sesini aptal,sanırım izleniyoruz..Pencerelerde bir kaç göz var üzerimize doğru gelen…
İlerde 2 eski dost aynı zamanda 2 usta kendi aralarında tartışıyorlardı.
Soul:-Bak beni dinle ormana ulaşırsak güvende sayılırız gemimizi bulmamız uzun sürmez…
Cloud:-Öyle mi seni son kez dinlediğimde yollarımız ayrılmıştı bu kez olmaz!!!

Konuşmasını bitirmeden pencereler bir anda kırıldı…Onlarca anzati bir anda uzun salona doluştu…Ne kadar dövüştüklerini hatırlamıyorlardı…Sonunda bir anzati vibroblade’ini Jaden’in yaralı omzuna batırdı…Bu acıya daha fazla dayanamyan Jaden yere yığıldı…Kelle avcısının şansı geçmişteki avlarında olduğu gibi yaver gitmiyordu şayet bugün av olan o olmuştu…Tam bi anzati kelle avcısını yakaladığı sırada, Cloud anzati’ye doğru saber’ini fırlattı…Sabersız kalan Cloud’u yakalayan iri bir anzationu duvara fırlattı,şato’nun altındaki lavlar hemen altındaydı Cloud’un…Son anda tutunduğu ilginç heykel hayatını kurtardı…Usta Soul durumu da diğerlerinden pek farklı değildi…İçlerinden güçlü birinin yumruğuyla Jaden ve Kesh’in yanına uçtu…Bu anzatiler Feral Anzati olarak tanına normal anzatilerden daha güçlü bir ırktı..Usta Soul’un saberi kendinden uzağa düşmüştü,güç yardımıyla yanına çekmek istediği sırada bir anzati tarafında ezildi…Usta Soul’un ağzından umutsuzca şu sözler çıktı…

Soul:-Güç diğerleri ile olsun…

Tam bu sırada aniden pencerede siyahlar içinde bir figür belirdi..Anzatilerin doğal olarak yeni ilgi odağı olmuştu etrafını sardılar…Fakat Jedi tornado denen haraketi etkili bir biçimde kullanan yabancı bir kaç dakika içinde savaşı kendi leyhine döndürdü…Geriye paramparça olmuş duvarlar ve volkana düşmüş cayır cayır yanan anzatiler kalmıştı…Gizemli yabancı artık dayancak gücü kalmayan Cloud’u yukarı çekip kurtardıktan sonra geldiği gibi karanlığa karıştı…Usta Soul Ve Kesh ayağa kalktılar…Cloud yanlarına geldi…Kesh Jaden’in omzundan tutarak yürümesine yardım etti…Jaden ayağa kalktığında gözlerinin tekrar kızarmış olduğunu farkedildi…Korkutucu bir sesle konuşmaya devam etti…

Jaden:İlerde bir mahzen var bizi ormana indirecek olmalı…
Cloud ve Usta Soul nerden bu kanıya vardığı konusunda kendi aralarında tartışıyorlardı…Usta Soul sonunda konuya açıklık getiren bir konuşma yaptı…
Soul:-Sanırım o anzati Jaden’le telepatik bir bağ kurdu…Ve şimdi geceyi bir anzati gözüyle görüyor olmalı…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
§hadeR
Forum Member
Forum Member


Klan : asylum
Mesaj Sayısı : 34

MesajKonu: Geri: Anzati'nin Konuğu Yazar: RevaN   Perş. Tem. 23, 2009 9:53 am

Bir kaç kat aşağıda diğer jedi ve sithlerin bulunduğu cortosis alaşımlı kapı ne yazık ki kırılmış,içeri yüzlerce anzati akın etmişti…Anzatilerden birinin rastgele eline geçen Sith lanvarokunu ateşledi…Ok Sith Ustası Misugi’nin belini sıyırıp geçmesine rağmen bayılması için yeterli oldu…Usta Aegnor omzunu sıyırıp geçen vibroblade’in etkisiyle duvara yaslandı…Başka bir anzati uzun tırnaklarıyla REVENGER’in göğsünü yardı…Zorlukla nefes alan REVENGER yere yığıldı …Aynı nzati solunda duran Feanor’u da yere serdi…Usta Sentinel ve Usta Peregrinus canla başla savaşmalırına rağmen dayanacak güçleri kalmamıştı…Sonunda bir anzati Usta Sentinel’i elinden yaralandı…Ama bir Dark Jedi Ustasını yoketmek için daha fazlası gerekirdi,saberi kendinden uzağa düşsede alacak zamanı bulamamıştı işte bu sırada köşedeki yaralı Sith Ustası Squee’nin Sith lanvaroku yardımına koştu…Ok 4 anzati’yi delik deişk etti…Bu Usta Sentinel’e vibroaxe’ına ulaşma fırsatı verdi…2.bir silah taşımanın faydalarını Usta Peregrinus’a anlatırken,odaya dolan anzatilerin sayısının giderek azaldığını fakat kendilerinin dayanacak güçleri kalmadığını farketti tam bu sırada siyah kapüşonlu bir figür anzatilerin arasına sıçrayarak saberini sertçe yere vurdu…Geriye kalan anzatilerin telef olmuş bedenleri kale duvarlarını kirletmişti…Siyahlı figür sessizce konuşmaya başladı…

Kahn:-Gecikmedik ya Usta Peregrinus…

Usta Peregrinus konuşmaya başlamadan Usta Sentinel araya girdi…

Sentinel:-Daha iyi bir zamanlama olamazdı…

Usta Peregrinus Usta Sentinel’in Lord Kahn’I küçümsemiş tarzını farketmişti ama sakin kalarak konuşmaya başladı…

Peregrinus:-Usta Sentinel,Lord Kahn elinden geleni yaptı bize bu kadarı yeterli,şu an ayakta ve konuşuyor olmamız onun gelişi sayesinde oldu…
Söz tekrar Lord Kahn’daydı…
Kahn:Acınızı anlıyorum Usta Sentinel,ama o sırada elimizden gelenin en iyisini yaptık…

O anda bir anzati sürünerek Usta Sentinel’e doğru ilerlemeye başladı Usta Sentinel saberini güç yardımıyla yanına çekerken ona doğru yaklaşan anzati’nin karnını deşti…Anzati son nefesini acı çığlıklarla verdi…Kaleye yeni ulaşan Usta Carpediem hemen Elessar’ı sırtına aldı..İbil Usta da rainarc’a yardımcı oldu…Kalede ayrılırken tüm jedi sith ve dark jedi ustaları güç yardımıyla kaleyi darmadağın etmeyi ihmal etmediler…

Gemilerin bulunduğu iniş platformuna ilk varanlar ,Jaden,Cloud,Usta Soul ve Kesh oldu..Önce yaralılar gemilere aktarıldı…Gitmeden önce Lord Kahn son defa Usta Carpediem’le göz göze geldi,Carpediem az ama öz konuştu…

Carpediem:Umarım güç bizi bir daha karşılaştırmaz KahN…
Sonra gemisine gitti geride kalan Kahn adlı figür sesini çıkarmadan gemisine bindi…
Gemisi arızalanan İbil Usta ve gemisini kullanamayack halde olan rainarc Lord Kahn’ın gemisi Thunder’de idiler…Lord Shadow yaralı halde geminin camından Anzat’ı izleyen Jaden’in yanına geldi…Ona hangi tarafı seçtiğini sordu…Jaden üzgün ama itaatkar bir şekilde cevap verdi..

Jaden:-Yerim yanınızdır Lordum,ben bir sith’im, bana artık KoRR diyebilirsiniz,Jaden Anzat’ta öldü…
Jaden veya yeni adıyla KoRR bunu söylerken gözleri kızıl kızıl parladı…

Geminin başka bir bölmesinde Usta Soul,Usta Peregrinus’a nasıl kurtulduklarını anlatıyordu…Biraz düşündükten sonra onları kurtaran gizemli yabancının adını hatırladı…

Soul:-Tabi ya kim olduğunu buldum o Mimesis’ti o yaşıyor,Mimesis yaşıyor!!!

Usta Soul yolculuğunun geri kalanını yaralarına aldırmadan sevinçli bir şekilde tamamladı…
Usta Sentinel,Jedi Ustası İbil’le bir köşede konuşuyordu…Usta Sentinel,Usta İbil’e neden geri döndüğünü sorduğunda İbil Usta’nın verdiği cevap ilginçti…

İbil:-Eski öğrencim Aztec ne yazık ki karanlığa yenik düştü…

Usta Sentinel dinledikten sonra devam etti…
Sentinel:-Hımm demek onu kurtarmak için…
İbil Usta geminin camından hala Anzat’I izleyen Jaden’e doğru bakarak konuşmaya devam etti…
İbil:-Evet onu ve onun gibileri…
Usta Peregrinus hiperuzaya sıçramadan geminin salonunda herkesin dinleyebileceği bir toplantı hazırlamıştı…Toplantı Anzat hakkındaydı...Usta Peregrinus konuşmaya başladı…
Peregrinus:-Peki ya şimdi Anzat’ın durumu ne olacak burden habersiz olan bir galakside yaşıyoruz…
Camdan hala Anzat’I izlemekte olan Jaden cevap verdi…
Jaden:Anzat diye bir gezegen yok,galaksinin burden haberinin olmaması daha iyi…

Usta Peregrinus Jaden’in fikrini onaylarken gemi hiperuzaya atlamıştı…Jaden camdan baktığı Anzat’ın uzaklaşmakta olduğunu farketti,biraz daha uzak,biraz daha,biraz daha …

SON
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Anzati'nin Konuğu Yazar: RevaN   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Anzati'nin Konuğu Yazar: RevaN
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Raziel'İn Hayatı Yazar: RazieL

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TDOF CLAN FORUMU :: Genel :: Fan Art-
Buraya geçin: