TDOF CLAN FORUMU

TDOF CLAN JKA
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aleksei Teth

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Silvan
Jedi Knight
Jedi Knight
avatar

Klan : TDOF
Saber : Green Katarn / Form III , Form IV
Mesaj Sayısı : 49
Nerden : Onderon

MesajKonu: Aleksei Teth   Çarş. Haz. 30, 2010 1:01 pm

[TDOF]Aleksei(JP)



KARAKTER İSMİ: ALEKSEI TETH

SINIFI: JEDI

RÜTBESİ: PADAWAN

GEZEGENİ: CORELLIA (İç Halka)

IRKI: İNSAN (ERKEK)

SABER RENGİ: YEŞİL

SABER FORMLARI: Form I (Shii-Cho)

USTALARI: Silvan (Youngling), Razzle (Padawan)

ÇIRAKLARI: -

KİŞİSEL GÜCÜ/GÜÇLERİ: YOK

KİŞİSEL GÜCÜNDEKİ HAKİMİYET DERECESİ: -

HİKAYESİ (Klan rp'lerinin gidişatına göre güncellenecektir):

Corellian sisteminde CorSec Güvenlik Güçleri çalışanı bir babanın ve yerli bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Başkent Coronet City de normalden farklı bir çocukluk hayatı geçirmiştir. Çünkü CorSec'te çalışan babası Shirov onda bir farklılık olduğunu farketmişti. Remote'larla çalışan ve güvenlik güçleri için eğitim veren babasının refleksleri çok iyiydi. Eve getirdiği küçük bir remote'nin küçük zararsız ışınlarının ona hiç isabet edemediğini görmüştü babası. O dikkatli bakan gözlerinin ışınların çıktığı yere kilitlendiğini görmüş ve birşeyden şüphelenmişti. Oğlunda Güç olabilirmiydi ? Jedi'lar tüm galakside bilinen barış koruyucularıydılar. Corellia da Bir Jedi Enclave bile vardı. Correlian Jedi olarak bilirler ve geleneksel yeşil cüppelerini giyerlerdi. Gezegendeki anlaşmazlıklar için en ideal barış yollarını bulanlardı. Fakat Shirov Jedi'lara güvenmiyordu. Ama bu kadar yakınında bir Jedi Enclave'i varken oğlunun güçte olan yoğunluğunu nasıl saklayabilirdi ? Belki de henüz çok ufak diye düşündü. Gün geçtikçe oğlunun reflekslerinin normal bir çocuktan çok daha hızlı arttığını görmüştü. Hatta küçük nesneleri havada kontrol edebildiğini görmüştü. Ne yapması gerektiğini bilemiyordu. Aleksei büyüyordu...
--- Çocukluk anıları eklenecek ---

[ Önemli bir bilgi taşıyan ve bunu efendisine götüren bir Sith Minion’un mekiği Corellia yakınlarında arızaya uğrar. Gezegene acil iniş yapan Sith, mekiğini tamir edebilmek için krediye ihtiyaç duyar.. ]
Aleksei başkent Coronet City’de dolaşıyordu. 20 yaşlarındaydı. Her zaman takıldığı ara sokağa ilerledi. Arkadaşlarıyla her zaman vakit geçirdiği yere gitmişti. Siyah cüppeli bir kişinin arkadaşlara saldırdığını gördü. Hemen oraya doğru gitti.
“ Hepsi bu hepsi bu !! “ diyordu yakın arkadaşı Hedeon. Ellerindeki bütün kredileri gizemli kişiye verdiklerini gördü. Aleksei bu çevrede tanınırdı. Sadece kendisinin bildiği sebeplerden ötürü ona diklenebilen kimse olmamıştı. Bu siyah cüppeli gizemli kişi onun tam önünde durmuştu. “ Gemim buraya acil iniş yapmak zorunda olmasaydı... “ diyordu kendi kendine. Cüppeli kişi elini arkadaşlarına doğrulttu ve hafifçe oynattı. Arkadaşları birden ifadesiz bir surat ile yürümeye başladılar. “Arkadaşlarıma ne yaptın?” Diye bağırdı Aleksei. “Uzak dur.. Senin de sonun aynı olmasın.. “ dedi ve sokağın diğer ucuna doğru yürümeye başladı. Tam o sırada yüksek bir yerden yeşil cüppeli bir kişi sokağın başına indi. Jedi’dı. Corellia gezegeninde tanınan ve güvenilen kişilerdi. Birden 2 kişinin de gözleri kırmızı ışın kılıcının rengiyle aydınlandı. Bu bir Sith’ti !
Aleksei çok meraklı biriydi. CorSec’ te babasının yanında eğitim alıyordu. Atış talimi, pilotluk, kısacası bir güvenlik görevlisi eğitimi alıyordu. Pilotluk testleri standardın üstündeydi. Silah kullanımındaki isabet oranı ise gün geçtikçe artıyordu. 2. Seviyeye yeni geçmişti. Yakın dövüş sanatları. Boş vaktinin çoğunu ise CorSec binasındaki kütüphanede geçiriyor, Jedi ve Sith hakkında çok şey öğreniyordu. Sentetik kırmızı rengi gören Aleksei karşısındakinin Sith olduğunu anlamıştı. Siyah cüppeli kişi yüzünü gösterdi. Bir insandı fakat... Yüz hatları garip bir şekilde yanık duruyordu. Sanki kötülük içlerine işlemiş gibiydi. Jedi’ın burayı nasıl bulduğunu da anlamıştı. Güce sahip olanlar, diğer güc kullanıcılarını hissedebilirlerdi. Sith’teki karanlık güc Jedi’ı buraya getirmiş olmalıydı.
Jedi mavi ışın kılıcını açtı ve Sith ile düelloya girişti. Aleksei etrafına bakındı. Yardım çağırabilecek bir araç yada bir güvenlik droidi arıyordu etrafta. Fakat ışın kılıçlarının çarpışması ve iki kişinin icra ettiği yakın dövüş sanatı Aleksei’yi büyülemişti adeta. Şiddetli devam eden düelloda Sith’in üstün geldiğini görebiliyordu. Jedi zayıflamıştı. Ve sonunda Sith ışın kılıcını Jedi’in göğsünden içeri soktu. Uzun bir haykırış Sith’in zaferini belirlemişti. Güvenlik droidlerinin yaklaştığını duyuran bir siren sesi geldi. Sith kendini açık etmek istemezcesine oradan uzaklaşmaya başladı. Aleksei hemen yerde yatan Jedi’in yanına koştu. Jedi son nefesini veriyordu. “ K..kılıcım.... Al onu..” Jedi ölmüştü. Sith gölgelere karışmadan önce dönüp Aleksei’ye baktı. Onun Jedi ile konuştuğunu ve ışın kılıcını aldığını gördü. Aleksei Jedi’ın kılıcını aldı ve droidler gelmeden orayı çoktan terk etmişti...
Evinde düşünüyordu Aleksei.. Sith’in onu bulması ardından Jedi’ın ölmesi ve kılıcını onun almasını istemesi sadece bir tesadüfmüydü? Yoksa Güç ona bu şansı mı vermişti? HoloNet haberleri ölen Jedi’dan bahsediyordu. 2 standart gün kadar olmuştu. Aleksei elinde tuttuğu kılıcına, yitik bir savaşçının son kalıntısına bakıyordu. Kılıcın düğmesine bastı ve mavi ışığın kılıcın kabzasından çıkışını izledi. Ve o an ne yapması gerektiğini hissetmişti.. Jedi’ın son sözlerini hatırladı. Gücün peşinden gidecekti..
Ailesine hiçbirşey söylemeden eşyalarını alan Aleksei evden çıktı. CorSec binasının kalkış pistlerinden birine gitti. Babasının mekiğini aldı. Nereye gideceğini bilmiyordu bile.. Mekikteki gezegen haritasından rastgele bir rota hesapladı. O saatlerde pek sıkı güvenlik bulunmuyordu. Babasının başını belaya sokmamayı umarak mekiği çalıştırdı ve hiçbir engelle karşılaşmadan gezegenden ayrıldı. Hiperitici kolunu çekti ve hiperuzay’a yol aldı.....
Aleksei’nin gemisi Alderaan yörüngesinde hiperuzaydan çıktı. Neden buraya geldiği konusunda bir fikri yoktu. Arayışına burada başlamak istemişti. Core World’s olarak bilinen, iç halka gezegenlerini gezecekti. Coruscant’tan başlamak aptallık olurdu, zira çalıntı sayılabilecek bir gemiyle Galaksinin başkenti’ne gitmesi akıllıca olmazdı. Alderaan’a ise sıradan bir tüccar kılığında girdi. Tüccarlar için ayrılmış ücretli iniş pistlerinden birine iniş yaptı. Yanında ise çok az miktarda kredi vardı. Pist ücretini ödeyebileceğinden şüpheliydi. Kahverengi seyehat cüppesini üzerine geçirdi. Geminin iniş platformunu çalıştırdı ve gemiden indi.
Pist güvenliği onu karşılamıştı. “Merhaba efendim. Gezegenimiz Alderaan’a hoşgeldiniz. İniş pisti ücretimiz günlük 100 kredidir. “ diyerek konuyu direk paraya getirmişti. Aleksei cüppesinin ceplerini yokladı. Taş çatlasa 20 kredi çıkarabilecekti. “ Ben bir tüccarım. Tüm nakitimi satmak için getirdiğim mallara harcadım. Üzerimde şu an bu kadar yok. “ dedi. Aleksei’nin ikna kabiliyeti yüksekti. O bunu Güç’e bağlıyordu. Görevli biraz şüpheli durmasına karşın “ Pekala. Şu kontratları imzalayın. Güneş battığında faiziyle birlikte 110 kredi ödemeniz gerekiyor “ dedi. Elindeki kontratları uzattı. Aleksei dijital imzasını attıktan sonra nerede yemek yiyebileceğini sordu. Görevli yakınlarda tüccarlar için bir restorant olduğunu söyleyip adresi verdi. Aleksei restoranta gitti. Kredisi el verdiğince birşeyler sipariş etti. Etrafına bakınmaya koyuldu. Takip edildiği şeklinde bir hisse kapılmıştı. Yemeği geldiğinde atıştırmaya başladı. Etrafında daha önce hiç görmediği türden canlılar vardı. Tüccar oldukları bu kadar aşikar olamazdı. Zengin sayılabilecek bir grup restorantın köşesinde görkemli bir masada yemek yiyordu. Aleksei üzerindeki tedirginliği bir türlü atamamıştı. Ensesinde bir ürperti hissetti ve kafasını hızlıca çevirdi. Siyah cüppeli birinin mekana girdiğini gördü. İçini korku kaplayan Aleksei yiyeceğin ücretini ödedi ve çıktı. Siyah cüppelinin onu takip ettiğinden emindi. Hızlandı ve bir ara sokağa daldı. Bir süre orada bekledi. Atlattığını düşünüyordu. Sokağın diğer ucundan çıkacaktı ki siyah cüppeli kişi karşısına çıktı. Yüzünü tanımıştı. Corellia’daki Jedi’ı öldüren Sith’ti! Aleksei ne yapacağını bilemiyordu. Eğitimli ve öfke dolu Sith’in karşısında ne yapabilirdi? Sith ileri çıktı ve yüzünü açtı. Eğilerek selam verdi. “ Merhaba genç güç kullanıcısı....”
Aleksei Sith’in ses tonunu fark etmişti. Yoğun ve derinden gelen bir sesti. “ Merhaba “ dedi Aleksei. Sesinin ne kadar güclü çıkığını düşündü. Korkmuyordu. “ 2 gün önce Corellia’da karşılaşmıştık Beni unutmadığını hissediyorum..” dedi Sith. “ Benim adım Xerves. Corellia’da o Jedi ile dövüşürken bile sendeki Gücü hissediyordum. Büyük bir potansiyelin var. Bize katıl. Güç ve kılıç konusunda en iyi eğitimi alacaksın. Ve büyük bir Sith Lordu olacaksın !! “ dedi. Bundan bahsederken çok gururluydu. Aleksei bunu hissetmişti. “ Size asla katılmam..” derken Aleksei sırıtıyordu. Xerves öfkelenmişti. “ Yaşamın boyunca gerçek bir Sith Lord’u görmedin. İnan bana.. Evrendeki en güçlü kişilerdir” dedi. “ Hayır..”
Xerves’in öfkesi gözle görülür biçimde artıyordu. “ Ya bizimle olursun, ya da burada ölürsün.. “ dedi. Aleksei tedirgin olmuştu. Çok yavaşca geri geri yürürken “ Beni aranıza zorla almaya çalışarak zaten birşey başaramazsınız “ dedi. Yanındaki binada bir servis asansörü vardı. Binanın dış kısmında kalıyordu. Aleksei’in cüppesinin cebinde Jedi’dan alığı ışın kılıcı vardı fakat kullanmayı bilmediği bir silahı kullanmaya çalışmak, özellikle o silah ışın kılıcıysa, zararlı olabilirdi.
“ Ölmek istiyorsun ozaman...” dedi Xerves. Ona doğru geliyordu. Aleksei ileri atıldı ve asansöre binip düğmeye bastı. Asansör hızla yukarı çıkmaya başlamıştı. Xerves öfke ile kükreyip binanın dış demirlerine basarak hızlıca yukarı çıkıyordu. Giderek yaklaşıyordu. Asansörün hızı Xerves’in hızından daha yavaştı. Az sonra ona yetişecekti..
Çevik bir hareketle hızla yukarı çıkan asansörden, binadaki açık camdan içeri girdi. Xerves’in onu farkedip farketmediğini bilmeden boş evin içinden geçti hızlıca dışarı çıktı. Katlarca yukarıdaydı. Bina içinde bir asansöre daha bindi. Aşağı düğmesine bastı. Gemisine binip gitmeliydi. Hemen...
Ani bir ses ile Aleksei yukarı baktı. Kırmızı bir ışın kılıcı asansörün tavanını kesiyordu. Aleksei acil durum düğmesine bastı ve asansör en yakın katta durdu. Hızla açılan kapıdan dışarı fırlayan Aleksei, Xerves’in yuvarlak biçimde kestiği demir parçasının zemine düşerken çıkardığı sesi duyacak kadar yakındaydı. Yan odada binanın iletişim merkezi vardı. İçeri dalan Aleksei “ Hemen güvenlik çağırın ! ” diye bağırdı. Görevli ne olduğunu bile anlayamadan Xerves içeri girmiş ve tek hamlede ışın kılıcını görevlinin göğsüne sokmuştu. Aleksei’nin kaçacak yeri kalmamıştı..
“ Sana son uyarım..” dedi Xerves. Aleksei kontrol panelinde büyük kırmızı bir düğme görmüştü. Bu sistemi tanıyordu. Davetsiz misafirler için hazırlanan güvenlik droidlerini aktif ediyordu. Düğmeye bastı. 2 ağır silahlı güvenlik droidi yan taraftaki bölmeden çıktılar. Xerves’i düşman olarak algılayamadan Xerves kılıcıyla droidin kafasını gövdesinden ayırmıştı. İkinci droid düşman tanımlamasını yaparak ateş açtı. Xerves silahıyla ışınları yansıtmaya çalıştıysa da ağır ve seri ateş karşısında dar alanda direnemedi. Geri çekilmeye başlamıştı. Droid bir düğmeye daha bastı. Güvenlik odalarında duran diğer droidler aktif hale gelmişti. Xerves başına gelecekleri anlamıştı. Hızla, normal bir insanın ulaşamayacağı bir hızla, koşarak uzaklaştı..
Polis droidleri binaya gelmeden Aleksei binadan dışarı çıktı. Ücreti ödemeden nasıl gemisini kaldıracağını düşündü. Çekici ışınların gemiyi emniyette tuttuğundan emindi. Yasal bir yolla kredi kazanamayacağını biliyordu. Tek çaresi kumardı..
Gemisine döndü ve Pazaak destesini aldı. Aleksei Corellia’da bu oyunu hep oynardı. Çok da iyi oynardı.Ama bunun önemi yoktu. Oyun oynamayacaktı zaten. Xerves onu tekrar bulmadan gezegeni terk etmeliydi.
Hemen hemen her barda Pazaak odası bulunurdu. En yakınındaki bara girdi ve Pazaak odasına geçti. Büyük bir gürültü vardı. Çok kazanan biri vardı anlaşılan. Etrafında ona tezahurat eden birsürü kişi vardı. Oynayan da caka satıyordu. Havaya girmişti. Adının Ghore olduğunu duydu Aleksei.
Aleksei planını kafasında kurdu. Cüppesini başına örttü ve kollarını kavuşturarak oyunu izledi. Xerves onu arıyor olmalıydı. Acele etmesi şarttı.
Ghore diğer oyuncuyu yenmiş elindeki tüm kredisini almıştı. “ Var mı başka kaybetmek isteyen ? ” diye bağırıyordu. Aleksei hiçbirşey söylemeden ilerledi ve onun karşısına oturdu. “ Bak sen.. Bana rakip oldun öylemi ? “ dedi Ghore. Aleksei kafasını salladı. Cebindeki 15 krediyi masaya koydu. “ 15 kredi ha? Bu kadar az miktara değil Pazaak oynamak, kulağımı bile kaşımam ! “ Seni temin ederim pişman olmacaksın ” dedi Aleksei. İstediği gizemli havayı vermişti. Bu oyun aslında bir kamuflajdı . Burada oyun oynayan kişilerin çoğu bilgi simsarıydı. Satmak istediği bir bilgi olduğunu ifade etmişti. “ Pekala öyleyse ” dedi. Oyun başlamıştı..
Ghore’un bir iki işareti oyunu kimsenin izlememesini ve dinlememesini sağlamıştı. “ Nedir elindeki bilgi ? ” dedi . Aleksei yüzünü açtı. Öne doğru eğildi. “ Şehirde bir Sith Lord’u var” dedi. Elindeki bilgiyi satabilmesi için abarması şarttı. Ghore’un gözleri açılmıştı. “ Sith Lord’u mu?.. Bunu nereden biliyorsun ? “ diye sordu. “ Orası beni ilgilendirir. 1000 kredi” dedi Aleksei soğukkanlılıkla. “ Seni öldürüp bu bilgiyi ücretsiz elde etmiş olabilirim biliyorsun ” dedi Ghore sırıtarak. “ Olabilir.. Tabi bu sith lordu beni takip etmiyor olsaydı. ” dedi Aleksei. Ghore şok olmuştu. “ N..ne ? Buraya mı geliyor ? “ dedi. “ Beni arıyor. Eğer kredimi alamazsam buradan ayrılamayacağım ve o burada nefes alan herkezi öldürecektir.. “ dedi. Ghore kaçmak ve Aleksei’yi öldürmek arasında kalmıştı. Panikliyordu. Sith’lerle kötü anıları vardı. Sith’in bu karşısındaki adamı niye aradığını bilmiyordu. Aleksei’yi öldürürse Sith’in de onu öldürmeyeceği nereden belliydi. Ayrıca bu kadar kazanıyorken buradan öylece kalkmasına izin verilmezdi. Başka çaresi yoktu. Oyundaki kendi bahis bölmesine 1000 krediyi koydu ve bilerek oyunu kaybetti. Aleksei krediyi aldı. Hiçbirşey söylemeden masadan kalktı ve mekandan çıktı. Aleksei kaybetmiş gözüküyordu çünkü kendi haznesinde 15 kredisini bırakmıştı. Ghore sahte bir kahkaha attı ve yenecek başka birilerini aramaya gitti.
Aleksei hızlıca piste doğru gitti. Sabahki görevli önüne dikilmişti. “ Umarım satışınız iyi geçmiştir efendim “ dedi sinsice. Aleksei tek kelime etmeden cebinden 110 krediyi çıkardı. “ 2. Bir gün kalmak istemiyormusunuz ? “ diye sordu. “Hayır” dedi. Bir şekilde Xerves’i hissediyordu. Yakınlarındaydı...
Gemisine yürüyordu. Tam gemisinin çıkış platformunu açmıştı ki lazer sesleri duydu. Pistin çıkış kapısı açıldı ve Aleksei Xerves’i karşısında buldu. Arkasında ölü güvenlik görevlilerinden oluşan bir yığın vardı. Kaçacak yeri yoktu. Gemiye binmeye kalksa bile Xerves birkaç saniye içinde yanına gelirdi.Dövüşecekti. Cüppesinin cebindeki ışın kılıcını yokladı. Hala cebindeydi. Xerves karşısındaydı. Aleksei cebinden ışın kılıcını çıkardı ve düğmesine bastı. Mavi renkte ışın kılıcı açılmıştı. CorSec’te 2. Seviyeye yeni geçmişti. Yani neredeyse sadece kılıcını tutmayı biliyordu. Xerves’in yüzünde bir gülümseme vardı. Hızla ileri doğru atıldı. Aleksei kılıcını kendi içinden gelen korunma içgüdüsü ile tutuyordu. Sadece savunma yapıyor geri geri kaçıyordu. Pistin yuvarlak yapısı vardı. Duvarlara doğru yaklaşmışlardı..


Xerves kılıcını seri biçimde sallıyordu. Henüz birkaç saniye olmuştu ki kaçacak yeri kalmamıştı bile. Bir kapı gördü. Düğmesine bastı ve kapı açıldı. Depo bölümüydü. Ufak bir yerdi. Sadece 5 saniye daha fazla kaçabilmesini sağlamıştı.Aleksei savunmasının bittiğini anladığı anda Xerves bu boşluğu değerlendirdi. Tek bir hamlede Aleksei’nin kılıç tutan sağ elini kopardı.
Işın kılıcının aşırı sıcak yapısı kanamayı önlüyordu. Aleksei gözüyle bileğine baktğında alazlanmış olduğunu gördü. Eli hala kasılmış bir şekilde kılıcı tutarken yere, metalik zemine düştü. Xerves son vuruşunu yapmak üzere kılıcını dik tutarak saldırdı. Aleksei kendini bırakmıştı. Birden ani bir manevrayla yana kaçıldı. Hızla ileri fırlayan ve hedefini kaçırmayacağından emin olan Xerves taşıma kutularına çarptı ve dengesini kaybedip düştü. Bu anı değerlendiren Aleksei hemen depo bölümünden dışarı çıktı ve kapıyı kapattı. Xerves’in öfkeyle bağırdığını duyabiliyordu. Kapının kontrol paneli düğmesine bir tekme atarak yerinden söktü. Bu ona zaman kazandıracaktı. Gemisinin çıkış plaformu açıktı. Bu tek şansıydı. Hızla, yavaşça acımaya başlayan kolunu tutarak, gemiye bindi kalkış için hazırlandı. Xerves’in ışın kılıcıyla kesmeye başladığı kapıdan gelen sesleri duyabiliyordu. Gemisi yerden teması kestiğinde ön camdan Xervesi gördü.
Aleksei iticileri çalıştırdı ve yükseldi. Xerves son bir sıçrama yaptı. Güç ile sıçramıştı. Normal bir insanın zıplayabileceğinden 3 kat yükseğe.. Aleksei CorSec’te öğrendiği kaçış manevralarını yaptı ve Xerves onu yakalayamadan atmosferden çıktı. Sith’in onu bulamayacağı bir yere gitmeliydi. Core Worlds’ten uzaklaşmak için Mid Rim’e bir rota ayarladı ve hiperitici kolunu çekti...
Naboo gezegenine gelen Aleksei başkent Theed hangarına iniş yaptı. Gemisinden çıktı ve acil tıbbi yardım istedi. Naboo insanları barışcıl ve arkadaş canlısıydılar. Hemen yardım için görevliler ve medikal droidler gelmişti. Sinir uçları daha fazla zarar görmeden droidler gerekli önlemi aldılar. Yaşadığı onca olayın üzerinde fazlaca etkisi vardı. Bayıltıltı ve bakta tankına götürüldü. İyileşene kadar Bakta tankında kaldı.
Uyandığında hastanedeydi. Kaybettiği kolunun yerine mekanik-kol ( Mechno-arm) takıldı. Bakta ona iyi gelmişti. Kendini yeniden doğmuş gibi hissediyordu. Hastaneden ayrıldı. Ghore’dan aldığı kredi ona bir süre burada yaşaması için yeterliydi. Naboo sokaklarında dolaşıyordu. Kalacak bir otel buldu. Henüz tam iyileşemediği ortadaydı. Odasına çıktı ve hemen uyudu.
Rüyasında daha önce hiç görmediği bir yüzü gördü. O yüz Aleksei’nin kurtarıcısı olacaktı. Onu ait olduğu yere götürecekti....
Uyandı ve HoloNet haberlerini dinledi. Naboo’da bir tür salgın olduğu söyleniyordu. Tam olarak ne yoluyla bulaştığı bilinmeyen bu hastalık şimdiden 20 kişinin ölümüne yol açmıştı. Bütün gününü odasında geçirmeyecekti. Ne de olsa evinden, ailesinden, Gücün peşinden gitmek için ayrılmıştı. Gezegeni keşife çıkacaktı.
Bir araç kiralama dükkanına girdi ve bir speeder bike kiraladı. Başkent Theed’den çıktı Naboo’nun yeşilliklerinde dolaştı. Otelde aldığı ComLink’i açtı ve bulunduğu noktanin Solleu Nehiri olduğunu öğrendi. Bu bölgede bir gariplik bir kötülük vardı. Aleksei bunu hissediyordu.
Nehirin yanına geldi ve speeder bike’tan indi. Su içmek için eğildiğinde nereden geldiği bilinmeyen bir güç onu hızla itti. Nehire paralel olarak bir iki takla atan Aleksei kafasını kaldırdı. Kahverengi saçlı içinde beyaz bir tişört olan siyah ceketli birisiydi karşısındaki. Tuhaf bir şekilde Aleksei onun yüzüne aşinaydı. Karşısındaki kişi barışcıldı. Saldırır bir yönü yoktu. “ Seni ittiğim için kusura bakma. Suda bir tür virüs keşfettim. Zehirlenmeni istemedim. “ dedi ve elini uzattı. Aleksei yabancının elini tuttu ve ayağı kalktı. Üstünü silkelerken yabancıyı inceledi. “ Teşekkürler” derken Aleksei Razzle’ın belinde asılı duran ışın kılıcını farketti. Bir adım geriye giden Aleksei’nin gözlerinin ışın kılıcına takıldığını gören Razzle, “ Sakin ol. Sana saldıracak değilim. Ben TDOF üyesi Jedi Knight Razzle “ dedi ve başıyla selam verdi. “ TDOF.. Bir klan mı ? “ diye sordu Aleksei. Galakside birçok klan vardı. Kimileri çete denilebilecek gibi davranırlar, kimileri de barışı korumak için çalışırlardı. Fakat Aleksei daha önce ışın kılıcı kullanan, yani Güç kullanıcısı bir klana rastlamamıştı. “ Evet, güç kullanıcısı üyelerden oluşan galaksinin huzurunu ve refahını korumak için çalışan bir klan. ” dedi. O sırada Razzle’ın da kendisini incelediğini görüyordu. “ Sende gücü hissedebiliyorum. Bir klana üye misin ? “ diye sordu. Aleksei şaşırmıştı ama memnundu. Ondaki gücü hisseden ve ona zarar vermek istemeyen birine rastlamıştı. “ Hayır.. Sadece gücü keşfetmeye çalışan biriyim diyelim ..” diye cevap verdi Aleksei.
Razzle elini hafifçe uzaktaki bir yöne salladıktan sonra “ Sendeki gibi yoğun bir gücü daha önce kimse keşfedemedi mi ? “ diye sordu. “ Bir Sith’in saldırısına uğradım” dedi. Mekanik kolunu gösterdi “ O Sith benim Corellia’dan, ana yurdumdan uzaklaşmamı sağlamıştı.. “ “Corellia mı ? Orası benim eğitim aldığım yer. CorSec akademisi. “ dedi Razzle. “ Ben de 3 standart gün öncesine kadar orada eğitim alıyordum“ dedi Aleksei.Gülümsedi. Razzle’a duyduğu yakınlık garip bir derecede artmıştı. “ Sithleri kötü olarak algılama. Zira TDOF bünyesinde hem Jedi hem Sith hem de Dark Jedi’lar vardır. TDOF bünyesinde bir bütün olarak bulunuruz. “ [ Konuşma uzatılabilir ]
Birden uzaktan bir ses duydu. Bir speeder bike’ın onlara doğru geldiğini gördü. Razzle’ın olmalıydı. “ Araştırmalarım virüsün suda olduğunu gösteriyor. Theed yetkililerine bunu bildirmeye gidiyorum. Benimle gelmek ister misin?” dedi. “ Elbette “ diye devap verdi Aleksei. O da speeder bike’ına bindi ve Razzle ‘ ı takip etti.
Theed Royal Palace ‘ a girdiler ve direk Naboo konseyine yönlendirildiler. TDOF adının geçmesinin bu kadar etkili olması Aleksei’yi şaşırtmıştı. Gücü keşfetmek için bu kişilerin yanında bulunmaktan daha ötesi ne olabilirdi ki ?..
Razzle ile birlikte konseyin huzuruna çıktılar. Razzle elindeki cihazda nehiri suyunun örneğini getirmişti. Araştırmacılara teslim ettikten sonra virüs hakkında keşfettiği bilgileri konseye sundu. Konsey büyük teşekkürlerini Razzle’a ilettiler. Palace’dan çıktılar. [[ Ayrıntılar eklenecek ]]
“ Usta Razzle “ dedi Aleksei. Razzle kafasını çevirdi. “ TDOF klanının bünyesinde bulunmak istiyorum. “ dedi. Razzle “ Bu galakside senin gibi Güç sahibi olan bir kişi, destek alamadan tutunamaz. Eminim ki TDOF seni bünyesinde bulundurmaktan gurur duyacaktır “
TDOF’a katılan Aleksei arayışını sonlandırmıştı. Rüyasında gördüğü kişinin Razzle olduğunu ve ait olduğu yerin TDOF olduğunu anlamıştı....



_________________


"I rest in the lightside of the Force…that is my power…"
―Nomi Sunrider
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Aleksei Teth
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TDOF CLAN FORUMU :: Turkish Defenders of the Force Savaşçıları :: Jedi :: Aleksei-
Buraya geçin: